Kullanıcı Deneyimi Tasarımı

2020 UX TREND REHBERİ

Userspots 2020 UX Trendleri ile birlikte tasarım dünyasında roller değişiyor! Trendlerin roller üzerindeki etkisini sizler için derledik!

2020 UX TRENDLER

2020 UX trendlerini 4 farklı grupta topladık: Tasarımcı, Tasarım İşi, Kullanıcı ve Yönetici

Tasarımcı

Tasarımcının daha fazla sorumluluk gerektiren yeni rolleri, çalışma şekilleri
ve daha fazla dikkat edeceği etik konuları....

Tasarımcının Yeni Rolü:  Fasilitasyon

trends
Tasarımcı dediğimiz kişinin artık hem görev tanımı hem de tasarım projelerindeki rolü değişiyor.

Tasarımcı artık bilgisayar karşısında bir program kullanarak bir çıktı üreten, bu çıktıya gelen revizyonları uygulayarak işini bitirmeye çalışan kişi değil!

Gerçi hala bundan 5 yıl önce yapılan Photoshop mı Sketch mi? tartışmalarına çok benzer argümanları içeren Figma mı Sketch mi? tartışması içine giren bir çok tasarımcı görebiliyoruz ama dediğimiz gibi başka bir rol daha fazla ağır basmaya başladı: Fasilitasyon

Tasarımcı çıktı üretip üzerine yorum almak yerine o çıktının üretim sürecinde doğru insanları bir araya getirmek, onlardan doğru bilgileri almak ve bunlardan oluşan patternları tasarım kararlarına dönüştürmek gibi yeni görevlere sahip.

Doğru insanlar iç müşteriler yani paydaşlar olduğu kadar ürünün son kullanıcısını da içeriyor. Paydaşları, ürünün sahibini ve kullanıcıları sürece dahil etmek, iç müşterilerin dahil olma motivasyonlarını kavramak, son kullanıcının da hem yolculuğunu hem de motivasyonlarını anlamak tasarımcıyı diğerlerinden ayıran önemli bir rekabet avantajı sunuyor.

Bu yeni görevler tasarımcının “Doğru Soru Sorma”, “Empati” gibi sosyal yeteneklere sahip olmasını da gerektiriyor.

CarreerFoundry UX Designer'ın sahip olması gereken özelliklere teknik bilgilerin yanında İletişim, Organizasyon ve Empati gibi konuları da ekliyor.
Tasarımcı Ne Yapabilir?
Tasarımda ilham almak için geçirdiğiniz vakit kadar sosyal becerilerinizi geliştirmek için de vakit harcayabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Ürün geliştirme sürecine tasarımcıları daha etkin rollerde dahil edebilir ve artan sorumluluklarını destekleyebilirsiniz.

Mobilite

trends
Yakın zamanda bir çok tasarımcıdan şuna benzer cümleleri duyabileceğiz;

“X bankası UX ekibiyle haftada 3 günlük bir kontratım var, geri kalan vaktimde startup'lara destek veriyorum”

Verimsizliği kanıtlanan açık ofisler veya ne kadar verimli olduğu konusunda halen tartışmaların döndüğü uzaktan çalışma yaklaşımı gibi yeni bir insan kaynağı yaklaşımı değil bu.

Bir çok tasarımcının kendisini daha özgür ve daha yaratıcı hissettiği yeni çalışma yöntemi. 

Sadece bir şirket veya bir proje için çalıştığınızda projeyle yaşlanmak, bir ajansta çalıştığınızda da müşteriye rağmen iyi iş çıkarmaya çalışmak yerine hem farklı sektörlerde çalışıp hem de daha üretken olabilmenin yeni adı.

Temel olarak tasarımcıların şirket ve mekan bağımsız birer servis sağlayıcıya dönüşecek olmasından bahsediyoruz.

Yurt dışında uzun zamandır görülen bir iş yapış şeklinin Türkiye’de de giderek karşılığını bulduğunu görüyoruz. Türkiye’de 2017 yılı itibariyle sayısı 1,3 milyon olan freelancer HBR ye göre de her 3 Amerikalı çalışandan biri freelance olarak çalışıyor. Bu oran 57 milyon Amerika’lının freelance olarak çalıştığı anlamına geliyor.

Rimuut gibi servislerin freelance’lerin fatura kesme problemini çözmesi, Paraşüt gibi araçlarla kolay gelir gider takibinin yapılması gibi kolaylaştırıcı süreçlerin yanında Nomad rol modellerin de sayılarının artması önümüzdeki yıl daha fazla tasarımcının bu yöntemi seçeceğini gösteriyor.
Tasarımcı Ne Yapabilir?
Portfolyo, websitesi vb. pazarlama araçlarını oluşturabilir, yeni müşteriler bulmak için içerik pazarlamasına yatırım yapabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Tasarımcının haftanın 5 günü 8 saat sizinle birlikte olmayacağı bir iş yapış şekline hazırlanabilirsiniz.

İyilik için Tasarım

trends
Yıllar önce Userspots ekibinden Nur Fındık, şirket içindeki bir fikri hayata geçirmiş ve tasarımcılar ile STK’ları birleştiren bir “Design For Good” etkinlik serisiyle Bilgi Üniversitesi Sosyal Girişimcilik ödülü almıştı.

Kurucumuz Mustafa Dalcı da görme engelliler için web sitesi tasarımı konusunda “Erişilebilir Web" projesi ile Dünya Bankası’ndan 20 bin dolarlık bir destek almıştı. Projede Engellilerin fiziksel dünyada karşılaştıkları engellerin benzerlerini dijital dünyada da karşılarına çıkardığımızı ve yapılacak ufak değişiklikler ile bu engelleri kaldırabileceğimizi düşünerek tasarımcı ve yazılımcıları eğittik.

Userspots olarak bu tarz çalışmaların faydalarını gördüğümüz için bir Pro Bono adında servis başlatmıştık. 2 yıl boyunca Userspots’daki her tasarımcı bir STK veya sosyal girişim için ücretsiz tasarım desteği vermişti. Givin, Zumbara, Anlatsın, Nesin Vakfı gibi yapılara bu kapsamda destek olduk.

Buraya kadar sadece kendimizi öven bir yaklaşımla geldiğimizin farkındayız fakat yalnız olmadığımızın da farkındayız.  Bir çok farklı tasarımcının sosyal fayda için üretme konusunda ne kadar istekli ve odaklı olduğunu bu süreçte gözlemledik.

Şimdi “İyilik için Tasarım” kavramını biraz daha genişletmekte fayda var.

Türkiye’de çok sevdiğimiz UX komünitesi UX Minimal, Kullanıcı Deneyimi ve Etik üzerine içerik oluşturulması için açık bir çağrıda bulundu. Konunun dünyadaki popülaritesini dikkate aldıklarını düşünerek biz de yüksek lisans programımızın stüdyo dersinde bu konularda içerikler oluşturmaya başladık.

İçerikleri oluştururken Şeffaflık, Bağımlılık, Manipülasyon, Dark UX Pattern’ları konusunda çok önemli çalışmaların yapıldığını hatta şirketlerin de bu konularda artık adımlar atmaya başladığını gördük.

Netflix'in ödeme ekranındaki şeffaflık, Apple'ın Apple Store'dan gelir elde etmesine rağmen kullanıcılara haftalık ekran saatini göndermesi, Instagram'ın da benzer şekilde günlük zaman kısıtı koyması gibi hızlıca sayabileceğimiz örnekler giderek çoğalacak.
Instagram - Zaman Kısıtlaması
time-limit
Apple - Ekran Saati
iphone-kullanım-oranı


Dark UX olarak adlandırdığımız yapıların karşısında müşterinin de artık daha fazla gündeminde olan gizlilik, veri güvenliği ve şeffaflık gibi kavramları tasarım süreçlerine daha fazla dahil edeceğiz. Tasarımcı da son kullanıcılar ile kurduğu empatiyi, fasilitasyon süreçlerine daha fazla taşıyarak ürün geliştirme sürecinde kullanıcının hakkını savunan kişi olacak. 

Tasarımcı Ne Yapabilir?
Yukarıdaki gibi örneklerden oluşan bir etik sunumu hazırlayabilir ve kullanıcılardaki beklentileri iş arkadaşlarınıza aktarabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Müşteriyi manipüle eden yapıların uzun vadede asla başarıya uğramayacağını kabul edip Dark UX pattern’larından uzak durabiliriz.
Userspots Bülten
Her ay UX ve Tasarım üzerine rehberler e-posta kutunuzda.
Thank you! Your submission has been received!
Oops! Something went wrong while submitting the form.

Tasarım İşi

Tasarım sürecinden çıkan ama algoritmalarla tekrar dahil olan yazılımcılar,
workshop odaklı tasarım yaklaşımları...

Bay Bay Yazılımcılar

trends
Product Hunt CEO’su Ryan Hoover 2019 yılının başında “The Rise of No-code” yazısında son zamanlarda Producthunt’a gelen “kod yazmadan ürün üretme” girişimlerinin sayısının arttığından bahsetmişti. Yazıda Hoover, yazılım geliştirmenin maliyet ve zamanının 10 kat azalacağını tahmin ettiklerini belirtmişti.

Biz de IoX olarak bu alanda bir no-code bülteni hazırladık, kod yazmadan websitesi, chatbot, mobil uygulama yapabileceğiniz girişimleri bültenimizde listeledik.

O bültene başlamadan önce tavsiye ettiğimiz iki üründen yine bahsetmekte fayda var. Sadece Zapier ve Airtable gibi iki ürünü kullanarak da herhangi bir kod yazmadan bir sürü ürün üretebilirsiniz.

Örneğin şirketinize yeni giren kişilere ilk 30 gün boyunca onboarding mesajları atan bir chatbot yapmak istiyorsunuz. Dialogflow, Airtable, Zapier ve Slack dörtlüsünü kullanarak Excel satırlarını her sabah 9’da mesaj atabilir, gelebilecek cevapları da Dialogflow ile karşılayabileceğiniz bir yapıyı kolayca oluşturabilirsiniz.

No-code platformlarla neler yapabileceğiniz konusunda ilham almak için oluşmuş Zeroqode, NoCode ve MakerPad gibi sitelere de bakabilirsiniz. Zapier ile login sistemi kurmak, Google Sheets ile pazaryeri yapabilmek gibi farklı örneklerle kod yazmadan neler yapabileceğinizi görebilmek mümkün.

Bu sistemlerin bize sağladığı en büyük avantaj ürün geliştirme veya prototip üretme sürecinden yazılımcı ve arayüz geliştiricilerini çıkarmak. Yakın zamanda tasarım süreçlerinde daha az yazılımcı-tasarımcı gerginliği yaşayacağımızı tahmin ediyoruz.
Tasarımcı Ne Yapabilir?
Kişisel portfolyonuzu Webflow ile yapıp form alanından gelenlere güzel bir karşılama metnini Zapier ile gönderen bir yapı hazırlayabilirsiniz. Deneyin, çok seveceksiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Daha düşük riskli projelerde no-code yapıları kullanarak şirketin bu konudaki kasını güçlendirebilirsiniz.

Tekrar Hoşgeldiniz: Algoritma Çağı

trends
Çok uzaklaşamazdık, zaten onlarsız da olmazdı :))

Evet yazılımcılar üretim sürecindeki “bir şeyin normal çalışması” kısmında artık yoklar ama ürettikleri algoritmalar “bir ürünün kullanıcı deneyimi ve estetik” algısını başka noktalara taşıyabiliyor. Hatta biraz daha ileri gidelim, bazı tasarımları algoritmalar kurtarıyor!

Hadi hep beraber Youtube veya Netflix’in mevcut tasarımının wireframe’ini tasarlayıp anlattığımızı düşünelim. Bu anlatım yaklaşık şöyle olacak:

Sistemin çalışması için çok iyi bir tavsiye algoritmasına ihtiyacımız olacak ve  sayfa alt alta şu modüllerden oluşacak.

- Kullanıcının ilgisini çekeceğini düşündüğümüz videolardan oluşan ilk bölüm
- Kullanıcının ilgisini çekecek diğer modül
- Kullanıcının geçmiş izlemelerinden çıkarabileceğimiz bir diğer modül
- Onu tanıdığımız bir diğer modül izledikleriyle alakalı gösterdiğimiz yeni içerikleri içeren modül vs. vs. vs.
youtube
Evet bu yapıda eğer o güvendiğimiz “bunu izleyen bunu da izledi” algoritması çalışmazsa kullanıcılar bu tasarımı berbat olarak değerlendirecekler. 

Gilles Collborne da Spotify için şu soruyu soruyor: Eğer etkileşim tasarımcısı olsaydınız Spotify’ın haftalık keşif bölümüne katkınız ne olurdu? Çok büyük ihtimalle oraya bir kutu çizer ve üzerine şunu yazardınız: “Buraya her hafta kullanıcının ilgisini çekebilecek şarkılar gelecek”.

Algoritmaların doğru çalışmasıyla çok iyi çalışması arasındaki fark bir ürünün ortalama olması ile çok iyi ürün olması arasındaki farka etki ediyor. Tasarımcının sadece bir kutu çizdiği yer için belki bir Ar-ge projesi kadar araştırma gerekebiliyor.

Algoritmalar sadece ürünümüzün çalışma prensibinde değil ürün üretme sürecinde de giderek aktif olacaklar. Şimdilik, tasarımcıların yerini robotlar alabilir mi? sorusuna doğrudan cevap vermemiz kolay değil ama yapay zekanın tasarım sürecinde renk seçiminden, logo tasarlamaya bir çok konuda aktif bir role bürünmeye çalıştığından bahsedebiliriz.
Yapay zeka’nın tasarım sürecinde tasarımcıya zulüm gelen bir çok işi ortadan kaldırabileceğini ve tasarımcının ana işine odaklanmasını sağlayabileceğini tahmin ediyoruz. IoX olarak yapay zeka ve  tasarım konusunda derlediğimiz kaynaklara bakmanızı tavsiye ederiz.
Tasarımcı Ne Yapabilir?
“Buraya şu gelecek” kutularının arka planda neleri değiştirebileceğini iyi düşünebilir, algoritmanın iyi çalış(a)madığı noktaları da tasarlayabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Tasarım sürecindeki onay noktalarına mutlaka yazılımcıları da dahil etmeli ve bir tasarım kararının arka planda neleri değiştirebileceğini ölçümleyebilmeliyiz.

Hadi Workshop Yapalım!

trends
"Bu konuyla alakalı bir toplantı yapalım" cümlesi yerini "Bu konuyla alakalı bir workshop yapalım"’a bıraktı.

Tasarımcıların değişen görev tanımından ve bu tanımla birlikte hayatlarına giren fasilitasyon konusundan bahsetmiştik.

Toplantılar yerini workshoplara bıraktığı için fasilitasyon sürecinde en fazla odaklanacağımız konulardan biri bu workshoplar olacak.  Sıla ile It depends serisinde tasarım sürecindeki çalıştaylar hakkında bir içerik oluşturmuştuk.
Tasarım sürecinde, kullanıcılardan fikir almak, ekip olarak yeni fikirler geliştirmek, iş ve ürün ekiplerinden genel stratejiyi almak, kullanıcı testleri yapmak, ürün ekibiyle tasarım kararlarını birlikte almak gibi bir çok konuda workshop yapabiliriz.

IoX olarak hazırladığımız Yeni Ürün Geliştirme Rehberi’nde de fikir geliştirme süreci için ihtiyacımız olan şu 3’lüden bahsettik, aslında bir workshop için benzer 3’lüye ihtiyacımız var:

Doğru Zemin - Doğru insan - Doğru Yapı 

Doğru Zemin: Boş bir Word dosyasını açıp fikir geliştirmeye başlamak bizi hiç bir yere götürmeyecek. Workshop organize ederken kişilerin üzerine fikir geliştirebilecekleri materyalleri hazırlayarak zemini doğru hazırlamalıyız.

Doğru İnsan: Workshop’ı kendi fikirleriyle baltalamaya çalışan, çıkan diğer fikirlerin nasıl olmayacağını dikte etmeye çalışan toxic olarak adlandırabileceğimiz kişiler yerine fikirler ne kadar saçma olursa olsun dinleyen, bunu nasıl yapabiliriz yaklaşımında olan kişiler ile daha verimli workshop’lar yapabiliriz.

Doğru Yapı: Boş Word dosyasına geri dönelim. 5-10 kişiyi 1 saat bir odada bir yapı olmadan tuttuğunuzda bir workshop düzenlemiş olmuyoruz. Workshop iyi bir ısınma ile başlar, kişilerin dahiliyeti ve çıktıya ulaşmak için kurgulanmış aktiviteler ile devam eder ve çıkan fikirlerin değerlendirileceği bir özet bölümü ile nihayete erer.

Workshop’larınızı oyunlaştırmak için Brainstorming kitabını tavsiye edebiliriz.
Tasarımcı Ne Yapabilir?
Workshop’lara en az sunumlar kadar hazırlanabilir, sahne hakimiyeti için destek alabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Workshoplarda yaratıcı fikirleri ortaya çıkarmak için herkesin fikirlerini özgürce ifade edebildiği bir iş ortamı yaratmaya odaklanabilirsiniz.

Kullanıcı

Değişen kullanıcı beklentileri, davranışları ve arayüzlerle etkileşim yolları...

Beklenti Ekonomisi

trends
Kullanıcılarımız devasa bir beklenti ekonomisi içinde yaşıyorlar. Bizimle olan etkileşimlerinde her geçen gün beklentileri daha yüksek birer kullanıcıya dönüştüklerini gözlemliyoruz.

Global bir çok ürün ve servisi kullanan ve deneyimleyen bir müşteri grubuyla karşı karşıyayız. Kendimizi dış dünyaya kapatmak her zaman olduğundan daha zor.

Yakın zamanda hizmetine son verse de taksiden biraz daha pahalıya Uber’i kullanıyor, hesabı kapatmak istediğinizde bile sizin için güzel bir deneyim tasarlamış Spotify ile sürekli yeni müzikler keşfediyor, sizi sizden daha iyi tanıyan bir içerik sistemine dönüşen Netflix ile onlarca içeriğe ulaşabiliyorsunuz.

Bir banka bile olsanız artık rakiplerimiz kullanıcılarda bu beklentileri yaratan bu şirketler. Uber çok iyi servis sunuyorken kötü servis verme, Spotify hesabınızı huzur içinde kapatırken müşterilerinizden kapatmak için faks isteme, Netflix müşterisini çok iyi tanıyorken müşterinizi tanımama şansınız yok.

Yerel örnekler de verelim. Artık 5-10 dakika içinde Getir, Banabi gibi servislerle beraber istediğiniz ürünü evinize sipariş verebiliyorsunuz. Müşterilerimizin bir meta’ya ulaşmaları için beklentileri bunun için 5-10 dakika beklemek olduğunu düşünebiliriz. Bu noktadan sonra bir ürün için 1-2 günlük kargo süreçlerine dahi artık sabrımız yok. Birileri müşterimizin hayatına bir yenilik kattı ve o yenilik müşterimizin aynı sektörden olmasak bile bizden bir beklentisine dönüştü.
Tasarımcı Ne Yapabilir?
Bir not defteri ile dolaşabilirsiniz. Deneyim konusunda popüler olan şirketlerin servislerini sürekli deneyimleyebilir ve yaşadıklarınızı not alabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Müşteriye sunduğunuz deneyimin her anına odaklanabilir ve bu şirketlerden ilham alabilirsiniz.

Üretken Kullanıcı

trends
Tiktok videolarını izlerken aklınıza şu soru geliyor olabilir:

“Neden bu insanlar bu videoları çekiyorlar?”

No context tiktok hesaplarındaki boyun kırmalı, birden fazla kişi ve ilişkinin olduğu videoları gördükçe bu soruyu sormamak için biz de kendimizi zor tutuyoruz.

Bulunduğumuz meslek ve bu mesleğin temel prensiplerinden biri olan empati odaklı bakışımız ile daha sık sorduğumuz bir soru var:

“Bu insanlar bu videoları nasıl çekiyorlar?”

Bir çok tasarım toplantısında “onların dijital olgunlukları yeterli değil”, “bu süreç onlar için çok kolay olmalı” diyerek dikkate aldığımız kullanıcı grubu başka platformlarda ağır bir içerik üreticisine dönüşebiliyor.

Normalde bir çok sosyal medya hesabında 90-9-1 gibi bir dağılım olur. İçerik %1’lik aktif kullanıcılar tarafından oluşturulur, %9’luk kısım kopyalar, paylaşır ve üretilmişi içeriği güncelleyerek yeni şeyler üretir, %90 ise izler. 

Tiktok’ta da benzer bir dağılım var ama bu sefer %1’lik aktif içerik üreticileri teknoloji kabul döngüsünde  belirtilen “Innovatours” grubundakiler bugüne kadar tahmin ettiğimiz grupta değiller.

Her teknolojinin kabul modeliyle ilgili de şöyle bir akış var:

technology-adoption-lifecycle
1. Innovators – Ürünü ilk deneyenler, en meraklı ve risk alan kişiler, Iphone ilk çıktığında gidip sıraya girip alanlar…
2. Early adopters – İlk gruba benzer şekilde yenilik severler, yenilikleri kaynağından takip edenler ve denemekten çekinmeyenler…
3. Early majority – Temkinli olmasına rağmen yine de yeniliğe açık ve ilk 2 grubun ürünü kullandığını görüp satın almak isteyenler…
4. Late majority – Daha muhafazakar, yeniliğe kapalı ve etraftaki herkes kullanmaya başlayınca bir ürünü kullanmayı isteyenler..
5. Laggards – En kapalı ve muhafazakar gruplar, hala akıllı telefon kullanmaya direnenler…

Söz konusu Tiktok olduğunda bir çok teknoloji için “Late majority” diye adlandıracağımız grup burada “Early Adopter” modunda. Bir çok teknoloji için “Early Adopter” dediğimiz grup yeni yeni “Burada ne varmış?” diyerek Tiktok’a girmeye başlıyorlar.

Tiktok’un hedef kitlesine hem içerik ürettirme hem de onları aktif kullanıcı olarak tutma konusundaki başarısını daha çok konuşacağız. Şimdilik bir iki çıkarımımız var:

Tiktok arayüzü video oluşturma konusunda sezgisel olarak keşfedebileceğiniz çok başarılı bir deneyim sunuyor.

Tiktok kullanıcılarının içerik üretmesi için ilham konseptler yaratmada veya kullanıcıların yarattıklarını diğer kullanıcılara sunmakta çok başarılı.

Kullanıcılarımız üretmeyi çok sevdi, sıra bizim onları birer üreticiye nasıl dönüştüreceğimizi planlamada.
Tasarımcı Ne Yapabilir?
Elalem ne der? diye düşünmeden bir Tiktok videosu çekebilir ve bu süreçteki deneyiminizi adım adım not alabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Bizim kullanıcımız bunu yap(a)maz düşüncesinden vazgeçebilirsiniz.

Dünya için Bir şey Yap

trends
Tasarımcılar kısmında “İyilik İçin Tasarım” konusunu anlatırken Dark UX pattern’larına karşı kullanıcıyı koruyan tarafta olması gerektiğini anlatmıştık.

Buradaki iyilik için tasarımdan kastımız bir kullanıcı beklentisine dönüşen “Sen Dünya için ne yapıyorsun?” sorusu olarak karşımıza çıkıyor.

Aslında IoX olarak geçen yıl 2019’un trendleri noktasında öne çıkardığımız bir başlık vardı: “Markalara Güven”

Bu trend bize, post-Trump döneminde Amerika’da devlete olan güvenin şirketlere olan güvenin gerisinde kaldığından, artık tüketicinin şirketlerden dikkate aldığı konularda basit sosyal sorumluluk projeleri yerine aksiyon ve değiştirme odaklı çalışmalar beklediğini anlatıyor.

Irk ayrımını protesto etmek için Amerikan ulusal marşında diz çöken ve Trump’ın çok tepksini çeken Colin Kaepernick’i reklamlarında oynatan Nike, muhafazakar Amerika’lılardan büyük tepki alsa da bu süreçten ciddi anlamda kazançla ayrıldı.

Benzer şekilde çevre ve kadın-erkek ayrımcılığı gibi konularda da reklam yapmanın ötesine geçip yasa değiştirmeye kadar zorlayan şirketler tüketicilerden büyük destekler gördüler.

Bu trendin Türkiye’de de karşılığını görebiliyoruz. Vodafone’un twit attığınızda kedi köpek maması veren ürünü o kadar fazla popüler oldu ki diğer şirketler de buna benzer adımlar atmaya başladılar.

Kadın şiddetini içeren dizilere reklam vermeme kararı alan şirketler de kullanıcılarından destek gördüler.

Sadece tüketici olarak değil bir işyerinde çalışmanız için de artık o şirketten böyle beklentileriniz olabiliyor. Bir şirket ile yaptığımız “Gençler çalışacağı şirketlerde ne arıyor?” adlı workshop çalışmamızda da benzer çıktılar gördük. Yeni mezun ve çalışmaya başlamış kişiler ile yaptığımız görüşmelerde sosyal konularda daha farklı davranışlar sergileyen şirketlerin tercih nedeni olduğunu gördük.

Tabi her trendi lokalize ederken dikkat etmekte fayda var. Varsayalım poşet yasası için Türkiye’den bir şirket kamuoyunu bilinçlendirmek isteseydi, poşet paralı olduktan sonra başına pek hoş şeyler gelmezdi.
Tasarımcı Ne Yapabilir?
Bir STK veya sosyal girişime tasarım desteği verebilir, şirketinizin de bu desteği vermesini sağlayabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Şirketinizin sadece sosyal sorumluluk projesi yapmanın ötesine nasıl geçebileceğinizi düşünebilirsiniz.

Sorular, Sorular

trends
Google’ın ve kullanıcıların arama pattern’larının değişimiyle birlikte web’in devasa bir “Sıkça Sorulan Sorular” bölümüne dönüştüğünü gözlemliyoruz.

Klasik anahtar kelimeler arayarak başlayan yolculuğumuz, daha uzun ve detaylı anahtar kelimeler ile aramak şimdi sorular üzerinden aramaya bırakıyor.

Akıllı telefon arama yolculuğumuz şu şekilde:
akıllı telefon - en iyi akıllı telefon - en iyi akıllı telefon 2019 -  2019'un en iyi telefonu hangisi

Google bu artan davranışa cevaben bir soru sorduğunuzda “Kullanıcılar bunları da sordu” içeriği göstererek sorular üzerinden ilerlemenizi kolaylaştırıyor. Bu içerik türüyle sayfaya gitmeden sorunuzla alakalı cevaplara ulaşabiliyorsunuz.
question-snipped
Google’ın yeni paylaştığı verilere göre satın alma sürecinin %63’ü online başlıyor, fiziksel ve dijital bir çok temas noktasına dokunarak ilerlenen bu yolculuk kişiden kişiye ciddi farklılıklar gösterebiliyor.

Mobil web’in yükselişiyle beraber lokasyon odaklı aramalarda kullanıcının ürün yolculuğunda kritik rol oynayabiliyor. Google’a sorduğumuz sorulara eklenen “near me”, “for me” gibi özelliştirme ifadelerinde son yıllarda önemli bir artış gerçekleşti.

Sorular üzerinden Google ile etkileşime girme konusundaki en büyük beklenti ise hem telefonlarda hem de evlerdeki sesli asistanların kullanım oranlarının artacak olması. Forbes, “Voice search” aramalarının 2020 yılında normal aramaların %50’sine ulaşacağını tahmin ediyor.

Önümüzdeki dönemde kullanıcıların daha fazla sorular ile etkileşime girecekleri bir dönem karşımızda. Peki siz sıkıcı bir Sıkça Sorulan Sorular sayfası haricinde bir şey yapmayı düşündünüz mü? Şimdi bunun tam sırası.
Tasarımcı Ne Yapabilir?
SEO’nun kullanıcı deneyimi ile olan ilişkisine ve diyalog tasarımı konularına daha detaylı odaklanabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Sıkça Sorulan Sorular bölümünüze farklı bir gözle bakıp, yardım sayfalarınızı müşterinizin satın alma yolculuğuna nasıl dahil edebileceğinize bakabilirsiniz.

Yönetici

Daha hızlı ve esnek olabilmek, işte bütün mesela bu!

Hızlı, Daha Hızlı!

trends
Sürekli bir rekabetin içinde üzerimizde daha hızlı yapma baskısı varken ana odağımız işi sadece doğru çalışır şekilde üretmek olabiliyor. Instagram’ın neredeyse her 18 günde yeni bir güncellemeyi store’a yüklediği dünyada hızlı üretmek zorunda olduğumuzu kabul ediyoruz.

Bu hızda devam ederken süreçlere daha doğru ve iyi  tasarım üretme işini dahil etmek ise hep ikinci planda kalabiliyor, bunu kabul edemiyoruz :)

Kullanıcı deneyimi tasarımı yeni dönemin hızına uyum sağlamak için kendi tekniklerini geliştirdi, şu klasik görselle aslında bunu anlatabiliyoruz:
traditional-lean-agile-ux-
Bu 3 UX süreci şöyle:

Geleneksel:  Ürün geliştirme süreçlerinde çalışmaya bir araştırma ve tasarım işiyle başlıyoruz, buna yapmaya vaktimiz var, güzel yıllar...

Agile (Çevik):  Ürün geliştirme işinde yaklaşım  değiştiği için tasarımcılarda çıktı verme şeklimizi değiştiriyor.. Sprint 0’da daha kısa araştırma yöntemlerini dahil ederek çalışmalar yapıp sprint planlarına göre çıktı odaklı çalışmaya başlıyor.

Lean:Tasarımcı Product Roadmap’e bu gerçekten kullanıcının ihtiyacı olan bir geliştirme mi sorusuyla yaklaşıp validasyon odaklı çalışıyor.

Bu gerçekten kullanıcının ihtiyacı olan bir geliştirme mi?

İşte bu sorunun cevabını artık tasarımcılar bulabiliyor. Bunu klasik araştırma ve prototipleme tekniklerini kullanarak da yapabildiği gibi üründe çalışıyormuş taklidi yapan yapılar da kurabiliyor.

Bununla ilgili ilk örneğimiz Güney Amerika’dan gelsin. Getir benzeri bir şirket her bir ürün için ayrı Getir uygulama yapma stratejisiyle pazara ürünler sunuyor. Bira getir, Pizza getir, İlaç getir gibi uygulamalardan hangisini yapacağına da Android Store’a attığı içi boş olan uygulamaların indirme sayılarına bakarak karar veriyor. İçinde sadece bir “yakın zamanda açılıyoruz” imajı olan boş uygulamanın indirme sayısını bir motivasyon ölçümü olarak kullanıyorlar.

Diğer örneğimiz de Envato’dan. Envato Elements içinde onlarca tasarım şablonu, fotoğraf, illüstrasyon barındıran bir abonelik hizmeti olarak Sketch eklentisi yaptı. Bu eklentiye de başta sadece şablonları koydu. Sonrasında fotoğraf bölümüne ihtiyaç duyulup duyulmadığını anlamak için “Import” bölümüne fotoğraf linkini de ekledi. Bu linke tıklayanlara da “Bu fonksiyonun hazır olmadığını ama görüş almak için bir anket olduğunu” iletti. Aslında burada amaç kişilerden anket ile veri almaktan önce bu eklentiye sahip kişilerin yüzde kaçının fotoğraf yükleme özelliğine bastığını ölçmekti.

Lean UX süreçlerinde bu tarz örneklerde olduğu gibi bir şeyi yapmadan -mış gibi yaparak gerçekten o özelliği yapmaya ihtiyacınız olup olmadığını anlarsınız.

Yapsak Nasıl Hızlı Yaparız?
Bu sorunun cevabı da artık tasarımcılarda. Örneğin Userspots olarak biz bu tarz hızlı geliştirme ihtiyaçları için 1 Day UX, 1 Day Design gibi servislerden oluşan workshoplar tasarladık.

Bu workshop’lar ile bir günlük çalışmalarla bir sprint’in içine kullanıcı deneyimi çalışmalarını dahil edebiliyorsunuz.

Bu yapıdan Tasarım İşi bölümünde de bahsetmiştik, işleri bilgisayar karşısında yürütmek yerine Workshop’lara böldüğümüz yeni yapılarda bu tarz hızlı çözümler hayatımızı kolaylaştırabilir.

Tasarımcı Ne Yapabilir?
Hızlı, kaliteli ve ucuz üçü aynı anda olmaz görselini paylaşmayı bırakabilir, hızlı ve kaliteli kullanıcı deneyimi süreçleri tasarlamanın yollarını arayabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Sadece deadline’ları sıkıştırarak ekibinizi hızlandırabileceğinizi düşünmekten vazgeçebilirsiniz.

Agile Dönüştük mü?

trends
Dönüşemedik değil mi? Olmadı.

Aslında işleri mikro parçalara bölmek, böldüğümüz her bir parçayı ekip olarak eforlamak, ekibin performansını ölçümleyip her sprintte yapabileceğimiz maddeleri belirlemek ve her Sprint sonunda test edilebilir bir ürün ortaya çıkarmak şeklinde saydığımızda kulağa ne kadar hoş geliyor.

Oysa biz sabah ekibi bir arada tutacak scrum toplantılarına gelemedik,
Her bir story için bile dokümantasyon yapmamız, onu açıklamamız ve test kritelerini belirlememiz gerekirken sadece ekran görüntüsü attık,
Sprintlere aradan bol bol iş ekledik,
Ölçümlerken her bir story için bizim verdiğimiz puandan farklı puan verenlerin altında başka nedenler aradık,
Aslında ekibin içinde teknik olarak en iyi yazılımcıyı sen yönetici ol diye scrum master göreviyle harcadık,
Sprint sonunda çalışan bir yapı ortaya çıksın yerine çalışsın da nasıl çalışırsa çalışsın yaklaşımını getirdik,
Tasarımcımıza bunu yapmak için vaktimiz yok cevabını vermekten yorulduk,
Ürünümüz kullanıcılar ile test edilmeye bir türlü hazır olamadı vs. vs.

Olsun niyet önemli.

Burada “bir kavramın daha içini boşalttık” eleştirisi içinde değiliz. Birlikte çalışmaya açık, ölçümlenebilir, modüler bir çalışma yönteminin çok daha iyi uygulanabilecekken yanlış beklentiler ve yaklaşımlar nedeniyle bu şekilde uygulanmasına üzülüyoruz.

Agile süreçler bize hız kattığı kadar hatta ondan daha fazla esneklik ve ölçümleme imkanı sağlıyor.

Bir üst maddede tasarım süreçlerinin nasıl dahil olabileceğinden bahsetmiştik.

Yıllar önce kurucumuz Mustafa Dalcı bir yazılım kongresinde Agile süreçlerine kullanılabilirlik işlerinin nasıl dahil olacağıyla alakalı bir bildiri sunmuştu. Kullanıcıyı ve ona sunduğumuz deneyimi artırma yollarını dahil etmemek için bir bahanemiz yok aslında.

Yeter ki siz isteyin, bu esnek yapının içine kullanılabilirlik ve kullanıcı deneyimi süreçleri her şekilde dahil olabiliyor.

Steve Krug’a göre bir ürün geliştirme sürecinde her ay sadece 1 gününüzü ayırarak bile ciddi iyileşme kaydedebiliyorsunuz. Biz de Userspots olarak bu süreçler için 1 Day UX gibi workshoplar tasarladık.

Bu yıl da dönüşmeye devam edeceğiz.

Esen ve esnek kalın!
Tasarımcı Ne Yapabilir?
Tasarım işinin agile yöntemlerle birlikte uyumlu çalışması için bu konudaki deneyim paylaşımlarını takip edebilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir?
Agile’ın hızlı çalışma yöntemi olmadığını kabul edip, iş yapış şeklinize uygun olup olmadığını sorgulayabilirsiniz. 1 Day UX gibi servislerimiz için de bize ulaşabilirsiniz.
Thank you! Your submission has been received!
Oops! Something went wrong while submitting the form.
Bültenler
Her ay tasarım ve teknoloji üzerine yeni stiller, dijital ürünler, projeleriniz için kaynaklar, tasarım ilhamları ve daha fazlası hakkında içerikler paylaşıyoruz.

Kolektif UX Talks

Bu trend rehberini daha ayrıntılı konuşmak, sorularınızı cevaplamak için Kolektif House Maslak'ta olacağız.

KOLEKTİF
UX TALKS

27 Şubat/Perşembe