Ekipten

Geç Dönem UX: 2024'ün UX Raporu

2023 geride bırakmamıza artık sayılı günler kalırken, hepimiz yeni yıla dair hayaller kurmaya ve temennilerde bulunmaya başladık. 2023, yapay zekanın durmak bilmeksizin gelişmesi ve bu gelişimin getirdiği tartışmalarla geçerken bu gelişimin etkilerini 2024’te çok daha yakından hissedeceğiz. En azından UX Collective’in iddiası bu yönde.
USERSPOTS BÜLTEN
Her ay tasarım ve teknoloji üzerine yeni stiller, dijital ürünler, projeleriniz için kaynaklar, tasarım ilhamları ve daha fazlasına sahip bülten.
Aramıza hoş geldin! Yeni bültenlerimiz de görüşmek üzere...
Oops! Something went wrong while submitting the form.

UX Collective’in 2024’te UX’in durumunu tahayyül ettiği makalesinin başlığı “Late-Stage UX”. Bu iddialı ve radikal bir başlık elbette “late-stage capitalism” yani “geç dönem kapitalizm” kavramına bir gönderme. Bu göndermeyi biraz açalım.

Haber bültenlerinde, tartışma programlarında, okuduğunuz tweet dizisinde, özetle 21. yüzyıldaki fikri tartışmalarda postmodernizm neredeyse olmazsa olmaz bir kavram.

Postmodernizm yeni bir çağ mı yoksa modernizmin devamı olarak değerlendirilebilir bir durumu mu temsil ediyor? Bu sorulara cevap arayanlar için iyi haber, dünyanın önde gelen düşünürleri de aynı arayış içinde. Kötü haber ise bu arayış büyük ihtimalle uzun bir süre boyunca tamamlanmayacak.Yine de yazının devamında aklımızda bulunması için bir ayrım yapmaya ihtiyaç var.

Ayaz’a göre postmodernizm, büyük anlatıların ve kuralların yerini çok sayıda fikre, çok kültürlülüğe ve farklılığa bıraktığı bir alan.Çok sayıda fikir çok sayıda özne demek. Bu da yapısalcı dönemde büyük önem taşıyan öznenin kaybı anlamına geliyor.

Ancak bu kadar fikirden makbul olanı -dönemin doğası gereği mutlak bir doğrudan söz etmek de pek mümkün değil- ayıklamak da zor. Durum böyle olunca makbul fikri kabul etmek için fikre değil yine öznenin kim olduğuna dikkat ediyoruz. Karışık ve kuralsız bir vaziyet olduğu kesin, nitekim postmodernizm de öyle bir dönem.

Peki postmodernizm neden önemli? Çünkü birçok düşünüre göre kapitalizmin devamı. Makro fikirlerin yerini mikro fikirlere bıraktığı bir dönemde kapitalizm de haliyle evrilir, geç kapitalizm halini alır ve makro makineler yerine mikro makineleri tercih etmeye başlar.

Görsel Dall-E tarafından çizilmiştir.

Evet, Yapay Zeka

Yazının başında da belirtildiği gibi, 2023’ün temel gündemi yapay zekaydı. Artık yapay zekasız bir gelecek düşünmek mümkün değil. Peki yapay zeka bir anda neden bu kadar popüler hale geldi? Tam da tahmin edileceği gibi, geç kapitalizmin etkisiyle. Yapay zeka uzun zamandır zaten kullanılıyordu. Ancak ne zaman makro bir yapıdan olmaktan çıkartıldı ve basit kullanıcının da kullanabileceği bir hale dönüştürüldü, işte tam o anda artık en önemli değer üretme aracı haline geldi. Bugün yapay zeka olmadan değer üretiyor olmak mümkün olsa da makbul değil.

Kullanıcı Deneyimi İşin Neresinde?

UX Collective, geç dönem UX’in -tıpkı geç dönem kapitalizmi gibi- pazar doygunluğu, finansal büyümeye yoğun odaklanma, metalaşma, otomasyon ve artan finansallaşma ile karakterize edildiğini öne sürüyor. Bazı şirketler birçok ülkeden daha güçlü ekonomiye ve toplum üzerinde makro etkiye sahipler. Kullanıcı deneyimi ise bu pencerede oldukça mikro bir ölçeğe yerleşebiliyor. Bu çatışmanın sonucunda UX dünyasının bireylerini, anlamlandırması gereken durumlar, değerlendirmesi gereken fırsatlar ve kesinlikle çok daha proaktif davranması gereken bir süreç bekliyor olacak. Öte yandan UX Collective, geç dönem UX’i açıklarken 5 karakteristik özelliğe dikkat çekiyor:

Otomasyon, Satürasyon, Metalaşma, Finansallaşma, Ayrışma

1- Otomasyon

Otomasyon aslında rahatlıkla tahmin edilebileceği gibi, yapay zekanın belirli görevleri üstlenmesiyle birlikte görevlerin otomatik hale gelmesini ifade ediyor.

İlk bakışta bu durum elbette bir fırsat. Ancak bu noktada belirli bir riskten de bahsetmekte fayda var. UX Araştırma veya UX Tasarımı sürecinde belirli görevlerin otomatize ediliyor oluşu ekipler adına daralma ve aynı zamanda ekstra bir iş yükü anlamına geliyor olabilir.

Nitekim UX Collective de otomasyonu tanımladığı ilk cümlesinde bu duruma dikkat çekiyor:

“Yapay zeka sizi hem yukarıya çekiyor hem de çizginin dışına çıkarıyor.”

Manuel görevlerin otomatik hale getiriliyor olmasının ilk kertede daha küçük çaplı şirketleri vuracağını tahmin etmek zor değil. Büyük ekiplerdeki iş yoğunluğu, görev tanımlarındaki alternatiflerin artışı vs. gibi etmenler UX ekiplerinin genişliğini korumada temel etken denebilir.

Tüm bunlarla birlikte büyük şirketlerin bir ürün olarak da otomasyonu sağladığı ortada. Canva, Envato gibi şirketler otomasyon tabanlı hizmetlerini kullanışa sunarak bu durumun deyim yerindeyse altını yaktılar.

Elbette tasarımcı elinden çıkmış tasarımların değeri düşmedi. UX Collective’in de altını çizdiği gibi Figma dahi artık otomasyonlara yönelik çalışmalarını arttırmaya ve ürünü bir tasarım uygulamasından daha fazlası haline getirmeye çalışıyor. Buna mukabil olarak ise UX Araştırma ve UX stratejisi oluşturma gibi konuların değeri gelecek yıllarda çok daha fazla artacak gibi görünüyor. Zira birbirine benzeyen tasarımların kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verememesi bir risk ve bir süre sonra kullanıcının ürünü terk etmesiyle veya sorunların çoğalmasıyla bu konuların önemi artmış olacak.

Bu noktada ayırt edilmesi gereken bir durum daha söz konusu. Yapay zeka tabanlı araçların artıyor olması aynı zamanda yeni bir sektör anlamına da geliyor. Nitekim UX dünyasının önde gelenleri de UX profesyonellerini ellerini taşın altına koymaya davet ediyor.

2- Satürasyon

Satürasyon tıbbi anlamda kandaki oksijen doygunluğu anlamına geliyor ve UX Collective bu göndermeyle belirli bir arz/talep dengesizliğine dikkat çekiyor. Otomasyonun her geçen gün hızlandığı ve önemsendiği bir ortamda manuel desteğe olan ihtiyacın azalması sektörel doygunluğu arttırıyor.

Bir diğer deyişle, küçük şirketler işleri yapay zekaya yaptırarak ekipleri küçültmeyi hedeflerken UX profesyonellerinin sayısının artıyor olması UX dünyası adına belirli bir krizi ifade ediyor.

Daha açık konuşalım, devran bir süredir tersine döndü. UX profesyonellerinin belirli bir kısmı artık şirketleriyle pazarlık yapabilme güçlerini kaybettiler. Bu durum aynı zamanda tükenmişlik sendromunun da artması anlamına geliyor.

Ancak bu noktada deyim yerindeyse erkenden enseyi karartmaya da gerek yok. UX ilk kez bir krizden geçmediği gibi bu durum başka trendlerin de ortaya çıkmasıyla alandaki profesyonellerin kendilerine yeni bir alan oluşturması anlamına gelebilir.

Örneğin uzun bir süreden bu yana revaçta olan tasarım girişimciliği, alanda kendi beceri setlerine uygun görevler bulamayan UX profesyonelleri adına büyük bir fırsat haline gelecek. Bu aşamada önemli olan bir yalnızlık içinde hissetmemek ve topluluklarda, komünitelerde sektörel veya mesleki sorunları, fırsatları ve ihtimalleri daha yüksek sesle konuşuyor olmak.

Görsel Dall-E tarafından çizilmiştir.

3- Metalaştırma

Metalaştırma, belirli gelişmelerin de etkisiyle birlikte tasarımın artık bir meta haline gelmesini ifade ediyor. Bu tanımı biraz daha açacak olursak, otomasyonla azalan görevler profesyonellere yönelik talebi azaltırken, profesyonellerin sayısının günden güne artıyor olması da satürasyonu arttırdı. Bu çatışmayı daha da ateşleyen metalaştırma, herkesin kendi ilgisi/yeteneği/çalışması ölçeğinde tasarımcı olması demek. TikTok’taki herkesin içerik üreticisi olması gibi.

Tasarım süreçlerinin otomatik hale getirilmiş olmasının en kolay tahmin edilebilir sonucu tasarımların tek tipleşmesi olacak gibi görünüyor. Hissedarların tasarımların kalitesi konusunda ne kadar kaygılı olacağı sorusu bir yana, tasarım dünyasının neferleri için de artık başka bir pencereyi açmanın zamanı gelmiş olabilir. Bu noktada UX Collective’in sorduğu sorular UX dünyasının metalaştırma ile mücadelesinde önem taşıyacak:

İşimiz bu kadar metalaşmışken değerimizi nasıl gösterebiliriz?

Bu noktada elbette belirli yetenek setlerinin varlığı önem taşıyor olacak. Tasarım odaklı düşünme, erişilebilirlik ve kapsayıcılık kurallarına hakimiyet gibi konular kuruluşları doğru yönlendirmek için elimizdeki önemli araçlar.

Görsel Dall-E tarafından çizilmiştir.

4- Finansallaşma

Metalaşmadan farklı olarak finansallaşma, tasarım kararlarının kullanıcının ihtiyaçlarından daha çok şirketin ihtiyaçlarına yönelik olarak alınmasını ifade ediyor.

Bu değişimi örneklendirelim: 2023 yılı boyunca takip ettiğiniz kaç firmanın AI adıyla birlikte yeniden sahneye çıktığını gördünüz ve daha da önemlisi bu AI hizmetlerinin kaç tanesinden hakkıyla faydalanabildiniz? AI ile yeni bir kimlik edinen firmanın bu hizmeti sunması sizce kullanıcıdan gelen bir talep miydi?

Hakkıyla iş yapan firmaları tenzih edersek, bu sorularda olumsuz cevaplar alan firmalar tam olarak finansallaşmanın ne olduğunu anlatan yapılardı. Dönem AI ile ilgili bir şeyler yapmayı gerektiriyordu, hissedarlar veya patronlar böyle düşünüyordu, ekipler de bu düşünceyi yerine getirdiler.

UX profesyonellerinin çok büyük bir kısmı, kâr amacı güden firmalarda çalışıyorlar. Emek sarf ediliyor çünkü daha mutlu kullanıcı daha fazla iş anlamına geliyor.

Geç kapitalizmle küçülen ölçeklerin daha da dışında kalmak istemeyiz, günün sonunda bu işlerden gelir elde ediyoruz. Ancak en azından profesyonellerin hissedarlardan/patronlardan farklı olarak sorması gereken sorular mevcut:

Gerçekten "müşteri memnuniyetini artırmaya" mı çalışıyoruz, yoksa sadece müşteri hizmetleri maliyetlerimizi düşük tutmaya mı çalışıyoruz? Kullanıcılarımızın çıkarlarını düşünüyor muyuz, yoksa empatiyi sadece bir iş faktörü olarak mı kullanıyoruz?

5- Ayrışma

Yazının bu başlığına gelene kadar bir durum dikkatinizi çekmiş olabilir. Şu ana kadar hiç kullanıcıya dair sıkıntılara değinilmedi.

Kullanıcının ihtiyaçlarının önemini “kaybetmesi” yeni bir durum olmadığı gibi tahmin edilemez de değildi. Global şirketlerin devasa ekonomilerle birçok ülkeden daha güçlü hale geldiği bir düzlemde, kullanıcı en fazla yıl sonu raporlarında yer verilen bir metrik haline geldi.

Üstelik bu duruma birer kullanıcı olarak biz de çok yabancı sayılmayız.

Abonelikleri satın almak ne kadar kolaysa abonelikten çıkmak o kadar çileli. Eğitim hayatımızdan arkadaşlarımızı bulduğumuz Facebook seçimleri manipüle eden devasa bir şirkete, düşüncelerimizi aktaracağımız bir mikroblog sitesi olan Twitter da toksik bir arenaya dönüştü. Kimsenin doğa veya yemek fotoğrafı dışında fotoğraf dahi atmadığı Instagram, bugünlerde sahte bir dünya yaratmak ve kullanıcılarında bilişsel anlamda olumsuz etkiler yaratmakla anılıyor.

Gerçeğin bir öneminin olmadığı, herkesin farklı baktığı ve farklı söylediği bir durumdan kaygı taşıyan kullanıcıları da pek düşünen olduğu söylenemez.

Kaos almış başını giderken kullanıcıya dair sorumluluğu kim alacak? Gelecek yıllarda bir soru çok daha önem kazanacak:

Tasarım ve genel olarak teknoloji endüstrisi "insanların yaşamlarını iyileştirme" idealini nasıl gerçekleştirebilir? Aşamalı iyileştirmelere mi yoksa mahremiyet, haklar ve kapsayıcılıkla ilgili sistematik sorunlara mı odaklanmalıyız?

Genel Bakış ve Markalaşma

Tüm maddelerin üstünden temel olarak geçtikten sonra daha derli toplu bir şekilde durumu görmek isteyenler için bir tablo görüntüsünü aşağıya bırakıyoruz:

Tüm bunlarla birlikte UX Dünyası için 2024’ün ve daha sonraki yılların -eğer her şey bir anda tersine dönmezse- markalaşmaları arttıracağı sonucunu çıkarabiliriz. Ölçeğin daha da küçüldüğü, belirli süreçlerin otomatikleştirilen metalar haline geldiği bu dönem, marka olan ve markasını kuvvetli kılanlar adına yepyeni fırsatları beraberinde getiriyor olacak.

Markanın öneminin artıyor olması, yapısının belirli olmasından geliyor. Herhangi bir alanda sıkça tercih ettiğiniz bir markayı düşünün. O markanın size nasıl hizmet vereceğini, yılbaşında nasıl bir konsept sunacağını, fiyat politikası konusunda nasıl bir yol izlediklerini yani önemsediğiniz hemen hemen her detayı kafanızda tasarlayabilirsiniz.

UX profesyonelleri için de markalaşıyor olmak bu bağlamdan önem kazanacak. Bir şirkete, bir ekibe bağlı olarak çalışıyor olabilirsiniz ancak artık katmanız gereken değer daha fazla artacağı için sizinle çalışan kişilerin bir markayı hayal edebildiği gibi sizi de hayal etmesi gerekecek. İşi nasıl yaparsınız, nasıl bir imza bırakırsınız, hangi detayları önemsersiniz ve bu parametreler çalıştığınız şirketlerde ne kadar önemli?

En nihayetinde farklı markalar, farklı kitleleri hedeflerler. Nitekim UX Collective’in de altını çizdiği biçimde tasarım girişimciliği döneminin başlıyor olması tesadüf değil. İş dünyası kendi isteklerinin karşılanması yönündeki baskısı ve etkisini o kadar arttırdı ki artık birçok alanda bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bunca bilgiden sonra beceri setlerine de güvenen bir profesyonel için tasarım girişimcisi olmak artık hem makbul hem de mümkün!

Geç Dönem UX: 2024 UX Raporu
Geç Dönem UX: 2024'ün UX Raporu

Hazırlayan;

Digital Marketing Specialist

Utku Arslan

Oluşturulma Tarihi
12/2023
Güncellenme Tarihi
12/2023
Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Userspots Bülten
Her ay tasarım ve teknoloji üzerine yeni stiller, dijital ürünler, projeleriniz için kaynaklar, tasarım ilhamları ve daha fazlasına sahip bülten.
2300’den fazla kişinin kayıtlı olduğu kulübümüze katıl !
Başvuru için teşekkürler. En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz.
Lütfen eksik bilgileri tamamlayıp, tekrar deneyin.