Ekipten

UX Tasarımcıları Ürün Yönetimini Neden Anlamalıdır?

Kapitalist evrende her değerin ürünleştirilebilir bir tarafı olduğu kesin. Ancak ürünün değerlenebilirliği bu kadar net değil. Bu farkı ortaya çıkmasındaki temel sebepse kuşkusuz kullanıcı deneyimi.
USERSPOTS BÜLTEN
Her ay tasarım ve teknoloji üzerine yeni stiller, dijital ürünler, projeleriniz için kaynaklar, tasarım ilhamları ve daha fazlasına sahip bülten.
Aramıza hoş geldin! Yeni bültenlerimiz de görüşmek üzere...
Oops! Something went wrong while submitting the form.

Bu Yazıda Yer Alan Başlıklar

Geriye Doğru Sar

Gizemli Kutu

İhtiyacın DNA’sı: Neden İnsan Olmak En İyi İş Vakasıdır?

Şov Devam Etmeli: Kapitalizm, İnovasyonun Ebedi Aşaması

Taslaktan Lansmana: Yaratmanın ve Sunmanın Zamansız Yolculuğu

Dama Değil Satranç: Ürün Stratejisinin Zamansız Sanatı

Tasarım ve Kurum Kültürü - Beyin ve Ruh (Ürün Yönetiminin Yin ve Yang'ı)

Tasarım ve Kültür Arasındaki Simbiyoz

Sonuç: Son Sadece Başlangıçtır: Ürün Yönetimi Neden Gelecektir (Her Zaman Olduğu Gibi)

Gelecek Şimdi ve Her Zaman Olacak

Geriye Doğru Sar

Apple’ın en çok bilinen ve hizmet verdiği alanlarda gıpta ile bakılan firmalardan biri olduğuna şüphe yok. Birçok tartışmaya konu olsa da, çok geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etse de her sene Apple’ın ne yapacağını merak ediyoruz.

Bu başarının sağlanmasında pek çok dinamik olduğu kesin. Tüm bunlarla birlikte şirketin kurucusu ve büyük simgesi Steve Jobs’un büyük vizyonu ve cesur yapısının Apple’ı Apple haline getiren etmenlerden biri olduğunu söylemekte beis yok. Onun geçerliliğini her zaman koruyacak olan ünlü vecizini tekrar hatırlayalım.

"Müşteri deneyimiyle başlamalı ve geriye doğru teknolojiye doğru çalışmalısınız. Teknolojiyle başlayıp sonra onu nereye satacağınızı bulmaya çalışamazsınız.”

Şimdi teknolojideki zaman yolculuğunu baştan sonra gözden geçireceğimiz Why Every UX Designer Should Understand Product Management yazısına birlikte göz atma vakti!

Gizemli Kutu

Her biri elinde gizemli bir kutu tutan mucitlerle dolu bir odada olduğunuzu hayal edin. Bazıları gergin, bazılarının heyecanı yüzlerinden okunuyor. Ortak yönleri ise hepsinin kutunun içinde ne olacağını açıklamaya dair hevesleri.

Şimdi bu kutuların ürünleri temsil ettiğini ve mucitlerin de ürün yöneticisi olduklarını düşünün. Hepsine sorulan soru da aynı:

“Bu ürün dünyayı değiştirecek mi?”

İşte tam da bu noktada argümanımızı ortaya koyuyoruz: Ürün yönetimi neden gelecek demektir ve neden her zaman var olacaktır?

Tamam ama bu soru neden ebediyen geçerli?

Çünkü zamanın başlangıcından bu yana insanlık zorluklarla, arzularla ve ihtiyaçlarla karşı karşıya ve bu zorlukların, arzuların, ihtiyaçların her biri için birileri bir yerlerde çözüm niteliğinde ürünler yaratmaya çalışıyor. Ürün yönetimi, bunu etkili bir şekilde yapmanın sanatı ve bilimidir, ki bu da onu asla geçerliliğini yitirmeyecek bir disiplin haline getirir.

Peki sevgili okuyucular, siz bundan ne kazanacaksınız? Sadece iş dünyasını değil, dünyanın tamamını bir bütün olarak görebileceğin yeni bir perspektif ve temel insan ihtiyaçlarının toplumu şekillendiren yenilikleri nasıl yönlendirdiğine dair bir bakış açısı.

Ürün yönetimine dair “başka bir makale daha” değil, daha fazlası. Bu, ebedi ürün yaratma sanatıyla nasıl iç içe geçtiğini keşfederek insanlık durumunun özüne doğru bir yolculuğa davettir. Gelin, çağlar boyunca ürün yönetiminin bel kemiği olmuş zamansız ilkeleri ortaya çıkaralım.

Bunun sadece bir sektörle ilgili olduğunu düşünüyorsanız, kendinizi bir sürprize hazırlayın. Ürün yönetimi ilkeleri evrenseldir. Bir teknoloji uygulaması, yeni bir farmasötik ilaç veya hatta bir yemek dağıtım hizmeti yaratıyor olsanız da geçerlidir. Ürün yönetimi, inovasyonun evrensel dilidir.

Kemerlerinizi bağlayın. Ürün yönetiminin geçmişini, bugününü ve geleceğini keşfederek zaman ve uzayda bir yolculuğa çıkmak üzeresiniz. Ve kim bilir? Belki de bu yolculuğun sonunda, siz de dünyayı değiştirmeye hazır, kendi gizemli kutunuzu tutan mucitlerden biri olacaksınız.

İhtiyacın DNA’sı: Neden İnsan Olmak En İyi İş Vakasıdır?

Bundan yüzyıllar öncesinde, küçük bir köyde yaşadığınızı düşünün. Güneş artık batıyor ve sizin karnınız aç. Üstelik yalnız değilsiniz, köyünüzdeki diğer insanlar da açlar. Açlık basit bir ihtiyaç ve tüm insanlığın ortak durumu. Fi tarihinden bu yana ürünlere talebin oluşmasını sağlayan itici gücün kendisi.

Avlanmak için bir mızrak ya da yemek siparişi vermek için bir online uygulama… Bu araçlar üretildi çünkü insanlar olarak biz karşılanması gereken ihtiyaçlara sahibiz.

İşin büyüleyici kısmıysa ihtiyaçlarımız durmadan evrim geçiriyor olması. Bir zamanlar hayatta kalabilmek için ihtiyaç duyduklarımız şimdi bir kolaylık ve lüks ihtiyacı haline gelmiş olabilir. Sürekli devam eden bu evrim, inovasyon çarkının durmadan dönmesini sağlar. Ürün yönetiminin gerçekten parladığı yer burasıdır.

Ürün yönetiminde sözü geçen ihtiyaçları anlamak, “keşif” sürecinin ilk adımını atmak anlamına gelir. İnsanın motivasyonunu anlamak, onun gerçekten kullanmak isteyeceği bir ürün geliştirmek için çok önemlidir. Bu nokta çeşitli makaleler ve podcastler tarafından da desteklenir.

Ancak burada durmuyoruz. Ürün sadece nesne değildir. Açlık ve susuzluk gibi temel ihtiyaçlar ya da aidiyet ve tatmin gibi daha karmaşık insan sorunlarına yönelik çözümlerdir. Tam da bu yüzden geleceği her zaman garantidir.

İnsan var oldukça ihtiyaç ve istekleri, istek ve ihtiyaçlar var oldukça da bu ihtiyaçları karşılamak için üretilecek ürünlere tanınacak alanlar var olacak.

Ve ürünlerin olduğu yerde, onları etkili bir şekilde yönetme ihtiyacı vardır. 'İnsan Davranışını Anlamak: Qualtrics XM'in 'Deneyimler Bizi Nasıl Etkiliyor' başlıklı makalesi, insan davranışının ürün yönetimini nasıl etkilediğine dair ek bilgiler sunuyor.

Peki, bu sizin, benim ve ürün yönetiminin geleceği için ne anlama geliyor? Bu, insanlık var olduğu sürece ürün yönetiminin sadece önemli değil, aynı zamanda gerekli olduğu anlamına geliyor. Ve bu makalenin ilerleyen bölümlerinde bu özü keşfedeceğiz.

Şov Devam Etmeli: Kapitalizm, İnovasyonun Ebedi Aşaması

Renkle, sesle ve kokuyla dolu bir pazar yeri düşünün. Satıcılar dikkatinizi cezbetmek için bağırıyor, her biri hayatınızı daha iyi, daha kolay ve daha heyecanlı bir hale getirmeyi vaat eden bir şey sunuyor. Bu pazar yeri, toplumu ve ekonomiyi şekillendiren sistem olan kapitalizmin bir mikrokozmosudur. Ve işte bu aşamada ürün yönetimi ebedi yuvasını bulur.

Kapitalizm, ekonomik bir sistemden daha fazlasıdır ve inovasyon için katalizör görevi görür. Ürün yönetiminin sadece faydalı değil aynı zamanda gerekli de olduğu bir ortamı yaratır.

Düşünsenize, pazarda gördüğünüz her ürün, ürün yöneticileri tarafından verilen sayısız kararın bir sonucu. Bir insan ihtiyacı tanımlanır ve sonra da bunu paraya çevirmenin bir yolu bulunur.

Dolayısıyla insan ihtiyaçlarının paraya dönüştürülmesi, ilelebet ürün yönetiminin işlevlerinden biri olacak. Ancak burada bir zorluk var:

Bunu etik ve sürdürülebilir bir biçimde nasıl yapabiliriz?

Kârın çoğu zaman öncelik olduğu bir dünyada, ürün yönetiminin etik ve sürdürülebilirlik arasında denge kurmak gibi bir sorumluluğu vardır ve bu sorumluluk toplum için olduğu kadar iş dünyasının iyiliği için de gerekir. Söz konusu faktörü göz ardı eden şirketler tüketici güvenini ve nihayetinde pazardaki yerlerini kaybetmek riskiyle karşı karşıyadırlar.

Üstelik bu etki tek bir şirketin ya da ülkenin sınırlarını da aşan bir yapıda ve ürün yönetimi küresel ekonomide çok önemli bir rol oynamaktadır. Başarılı her ürün istihdam yaratır, ekonomiye katkı sağlar ve inovasyona daha fazla yeniden yatırımın kapısını açar.

Taslaktan Lansmana: Yaratmanın ve Sunmanın Zamansız Yolculuğu

Atölyesinde titizlikle çalışan bir zanaatkar gibi ürün yönetimi de kimin için yarattığını ve o kişinin neye ihtiyacı olduğunu anlamadan çalışmaya başlamaz. Keşfin özü budur:

Kullanıcının ihtiyaçlarını ve değerli bir şey üretme isteğini derinlemesine anlamak.

Bu keşif bir kere yapıldıktan sonra artık “teslimat” süreci başlar. İster bir ahşap mobilya üretiyor olun ister bir mobil uygulama, bu adımları atarsınız çünkü bunlar zamansız adımlardır.

Pazarın dinamikleri veya bizim ihtiyaçlarımız nasıl değişiyorsa dünya da sürekli değişim halinde. Dün doğru bildiğimiz şeyin bugün geçerliliğini kaybettiğini görüyoruz. Bu noktada da adaptasyonun güzelliği devreye giriyor. Keşif ve teslimat, insan ihtiyaçları ile piyasa koşullarında yaşanan değişikliklere uyum sağlayabilen yapılara sahiptir.

Adaptasyonu ne kolaylaştırıyor? Teknoloji. Gerekse keşfetmek için gerekli bilgiyi sağlayan veri analitiği, gerekse teslimatı hızlandıran agile geliştirme platformu… Bu aşamalarda teknoloji her zaman kolaylaştırıcıdır ve sadece işleri kolaylaştırmakla kalmaz aynı zamanda daha etkili noktalara taşır.

Bu da bizi çok önemli bir noktaya getiriyor: Etkililik.

Etkili keşif ve teslimat yöntemlerini tespit etmek sadece yarar sağlamanın yanı sıra ebediyen değerli olduğu için de oldukça önemlidir. Bu sayede başarılı ürün başarısızdan ayırt edilir, bu ayrım fark yaratmak isteyen ürün yöneticisi için değerlidir.

Bilinmeyen bir okyanusta harita veya pusula kullanmadan yelken açmak nasıl riskliyse güvenilir yöntemler ve metrikler olmadan ürün yönetmek de o kadar risklidir. Bu araçlar geçici heveslerden daha fazlasını, her zaman, kullanılabilecek harita ve pusula görevini sağlarlar.

Yöntemlerin Zamansız Özü

Yöntemlerle başlayalım. Agile, Lean ve diğer popüler yöntemler modern görünebilir, ancak kökleri verimlilik, uyarlanabilirlik ve müşteri odaklılık gibi zamansız ilkelere dayanır. Buradaki zamansız öz, sürekli iyileştirme arayışı ve değişikliklere hızla yanıt verme becerisidir. Bu ilkeler yeni değildir; 'değer' kavramı var olduğundan beri değer yaratmanın ve sunmanın temelini oluşturmaktadırlar.

Metriklerin Zamansız Özü

Artık metrikler ve diğer göstergeler sadece gösterge tablosundaki rakamlardan ibaret değildir; onlar ürünün nabzı haline gelir. Metriklerin eskimeyen özü, başarı ve etkinin objektif olarak ölçülmesidir. Anlamlı metrikler bize neyin işe yaradığı ve neyin düzeltilmesi gerektiği konusunda fikir verir. Ve bu önem zaman içinde azalmaz; ebedidir.

Peki pazar değiştiğinde ne olur? Yöntemler de mi değişir? Bu soruya hem evet hem de hayır olarak cevap verilebilir. Temel ilkeler aynı şekilde kalırken, bunları uygulama şeklimiz pazarda yaşanan değişimlere uyum sağlayabilir ve sağlamalıdır. Onları zamansız kılan da tam olarak bu adaptasyon yetenekleridir.

Peki, yöntemler ve metrikler ürün yönetiminde neden her zaman önemli olacak? Çünkü onlar bizim gözümüz, kulağımız, pusulamız ve haritamızdır. Nerede olduğumuzu, nereye gittiğimizi ve oraya mümkün olan en etkili şekilde nasıl ulaşacağımızı anlamamıza yardımcı olurlar. Ve yönetilecek ürünler olduğu sürece bu ihtiyaç asla ortadan kalkmayacak.

Dama Değil Satranç: Ürün Stratejisinin Zamansız Sanatı

İş dünyasında yön bulmak, sürekli hareket halinde olan bir okyanusta sörf yapmaya benzer. Pazar dalgaları durmadan dönüşüm geçirir ve bu noktada ürün stratejisi pusula görevi görür.

Ancak stratejiyi bir dizi sabit koordinat olarak değerlendirmeyin. Strateji daha çok bir engelle karşılaşıldığında rotayı yeniden hesaplayan modern bir GPS görevi görür. Nitekim bu da bizi çok önemli bir noktaya getirir: Uyarlanabilirlik.

Değişmeyen tek şeyin değişim olduğu dünyada esneklik sadece bir seçenek değil aynı zamanda bir gerekliliktir. Sert stratejiler fırtınalı bir denizdeki ahşap tekneler gibidir ve baskı altında kırılabilirler. Diğer yandan esnek ve uyarlanabilir bir strateji modern bir katamaran gibidir, dalgalara uyum sağlamak ve yelken açmaya devam etmek üzere tasarlanmıştır.

Pazar analizi ve strateji tam da bu nedenle her zaman gerekli ve her zaman ürün yönetimiyle ilgilidir. Çünkü pusula ve harita görevi görürler.

Tasarım ve Kurum Kültürü - Beyin ve Ruh (Ürün Yönetiminin Yin ve Yang'ı)

Sürekli değişimin yaşandığı bir evrende, ürün yönetiminin iki temel taşı vardır:

1- Organizasyonel Tasarım

2- Organizasyonel Kültür

Her ikisi de moda sözcüklerden çok daha fazlasını ürün yönetiminin etkinliğinin ruh ve beynini ifade ederler.

Beyin Olarak Organizasyonel Tasarım

Organizasyonel Tasarım, şirketi ayakta tutan iskelettir. Ekiplerin nasıl yapılandırıldığını, süreçlerin nasıl aktığını ve müşteriye nasıl değer sunulduğunu tanımlar. Ancak katı bir yapı değildir; daha çok yaşayan bir organizma gibidir, iş ortamındaki ve müşteri ihtiyaçlarındaki değişikliklere sürekli uyum sağlar. Bu da onu zamansız kılar. Uyum sağlayabilen ve büyüyebilen evrimsel kuruluşların doğası gereği esnek ve dayanıklı tasarımlara sahip olduğunu görebiliriz.

Ruh Olarak Organizasyonel Kültürü

Şimdi, şirketin ruhu hakkında konuşalım: Organizasyonel Kültür. Bu, şirketin soluduğu hava, "burada işlerin nasıl yapıldığını" tanımlayan DNA'dır. Yeniliğe, uyumluluğa ve müşteri odaklılığa değer veren bir kültür sadece bir lüks değil, bir gerekliliktir. Ve bu gereklilik ebedidir. Sağlıklı bir kültür, Frederic Laloux'nun 'Organizasyonları Yeniden Keşfetmek' adlı kitabında tanımladığı gibi, insanların tüm benliklerini işe getirmelerine olanak tanıyan, özgünlüğü ve işbirliğini teşvik eden bir kültürdür.

Tasarım ve Kültür Arasındaki Simbiyoz

Peki, Organizasyonel Tasarım ve Kültür arasında nasıl bir ilişki var? Aynı madalyonun iki yüzü gibidirler, her biri diğerini besler ve diğeri tarafından beslenir. İyi düşünülmüş bir kurumsal tasarım, inovasyon kültürünü teşvik edebilirken, sağlıklı bir kültür en katı tasarımı bile daha uyarlanabilir ve duyarlı hale getirebilir.

Yansıtma Etkinliği

Tüm bunları kendi dünyanıza taşımak için, mevcut veya önceki şirketlerinizin kurumsal tasarımının ve kültürünün etkili ürün yönetimini nasıl kolaylaştırdığını veya engellediğini düşünün. Bu unsurları müşterilerin zamansız ihtiyaçlarıyla daha iyi uyumlu hale getirmek için ne gibi ayarlamalar yapılabilir?

Sonuç: Son Sadece Başlangıçtır: Ürün Yönetimi Neden Gelecektir (Her Zaman Olduğu Gibi)

Bu makale boyunca, her biri temel tezimize katkıda bulunan ürün yönetiminin çeşitli yönlerinde gezindik: ürün yönetimi zamansız ve vazgeçilmez bir disiplin ve her zaman öyle olacak.

Ürün yönetiminin tohumlarını ektiği verimli bir zemin olan insanlık durumunu keşfederek başladık. Bu tohumların filizlenip büyümesi için ekonomik ortamı sağlayan kapitalizm aşamasına geçtik. Ardından, meyveleri yetiştiren ve hasat eden usta eller olan Keşif ve Teslimat sütunlarını çözdük. Başarıyı ölçmemize ve stratejilerimizi uyarlamamıza yardımcı olan araçlar olan yöntemler ve metrikler dünyasına girdik. Ve son olarak, ürün yönetimine hayat veren beyin ve ruh olan organizasyonel tasarım ve kültürü inceledik.

Gelecek Şimdi ve Her Zaman Olacak

Ürün yönetiminin zamansızlığı sadece cesur bir ifade değil; tartıştığımız her bir unsur tarafından desteklenen bir gerçeklik. Sürekli değişen bir dünyada, değeri anlama, yaratma ve sunma ihtiyacı asla ortadan kalkmayacaktır. İşte bu noktada ürün yönetimi, ışığı çağları aşan bir yıldız gibi parlıyor.

Sevgili okuyucu, sizin için ve bir bütün olarak sektör için bu, ürün yönetiminin sadece bir kariyer değil; bir çağrı olduğu anlamına geliyor. Sürekli öğrenme, uyum sağlama ve yenilik yapma taahhüdü gerektiren bir çağrı. Geleceğe baktığımızda bir şeyden emin olabiliriz: ürün yönetimi gelişmeye devam edecek, ancak özü aynı kalacak.Peki, sırada ne var? Yolculuk burada bitmiyor. Sizi bu fikirleri almaya ve kendi bağlamınıza uygulamaya davet ediyorum. İster inovasyon, ister strateji ya da kültür yoluyla olsun, ürün yönetiminin zamansızlığına nasıl katkıda bulunabileceğinizi düşünün. Sonuçta ürün yönetimi ebedi bir danstır ve müzik çalmaya devam eder.

Not: Bu yazı, aslına uygun biçimde Türkçe’ye çevrilen bir makaledir. Yazının aslını incelemek için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.

UX Tasarımcıları Ürün Yönetimini Neden Anlamalıdır?
UX Tasarımcıları Ürün Yönetimini Neden Anlamalıdır?

Hazırlayan;

Digital Marketing Specialist

Utku Arslan

Oluşturulma Tarihi
01/2024
Güncellenme Tarihi
01/2024
Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Userspots Bülten
Her ay tasarım ve teknoloji üzerine yeni stiller, dijital ürünler, projeleriniz için kaynaklar, tasarım ilhamları ve daha fazlasına sahip bülten.
2300’den fazla kişinin kayıtlı olduğu kulübümüze katıl !
Başvuru için teşekkürler. En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz.
Lütfen eksik bilgileri tamamlayıp, tekrar deneyin.